
Hayat çok sıkıcı ve moral bozucu. özellikle bazen ışıltıyla sevinç saçan gözlermizin tek bir şeyle musluk gibi yaşlar akıtması başlı başına bir dert biz duygusal insanlar için. Dün akşam öylesine otururken arka balkondaki mavi çerçeveli çirkin bir tablo gözüme çarptı. Uzunca baktım tek bir bakışla bir filim şeridi gibi gözümde eski sınıfım beliriverdi. O tabloyu arkadaşlarımla beraber yapmıştık. Herşey güzeldi o zamanlar kısası. Altında Cansu – 5-B yazıyordu o zaman işte doldu o gözlerim ben küçüğüm daha ne anım olacak derseniz yanılırsınız. Eski sınıfımla geçirdiğim hergünün her maceranın ayrı bir güzelliği vardı. Günlüğümü sil baştan okumaya başlayıpta sonuna geldiğim her an ise benim için hüsrandı. Nerede ah o güzel günler diye. Ama burada ortaya gerçek dostluk çıkıyor ortaya. O güzel günleri beraber paylaştığım insanlar sadece birer menfaatçi ve birer oyuncularmış Şimdi beraber geçirdiğimiz günlerin bir tanesi onlar için delikli para bile etmez . Çok konuştum ama işin özünü tatlı tatlı yazalım ne kadar acı olsada.
Bazı insanlar hiç bir zaman değer bilmez. Sadece önlerine bakmaya kendini yükseltmeye çalışır dostluk önemli değildir. Daha doğrusu insanlar içinde büyük bir kitle böyledir. Fakat kimisi geçmişine bir paslı bir zincirle bağlanır ve her vakit geçtikçe o zinciler biraz daha kopar. Ne kadar o geçmiş onların canını acıtasa geçmiş hep daha tatlıdır kalbi saf ve temiz olanlara. Böye bu hayat yine uzattım değilmi **___** Kısası mı ;;Kendinden başka Kimseye Güvenme , gemiş geçmişte kalsın elinden geldiğince geleceğe bak.
paramore-breathe/until tomorrow. dinlenirken yazıldı



